Dün gece rüyamda dolunay vardı.
Böyle gözlerim dolmuş,
Hafif bir rüzgar edasıyla sallanıyorum.
Ya sarhoşum ya ayı selamlıyorum.
Bilemiyorum.
Uzaktan saçma sapan dertler geliyor,
Esen rüzgara karışıyorlar.
Nefesime akmasınlar diye tutuyorum kendimi,
Duruyorum, duruyorum,
Dayanamıyorum.
Derin derin iç çekiyorum.
Tam o sırada bünyeme rahatsızlıklarını salıvermişler.
Aklımda bir istifra söz konusu...
Ciğerlerime kara bir gölge,
Yüreğimi dağlayan ince bir yalnızlık isi çöküvermiş,
Ellerim isyankar halde titriyorlar.
Fakat üzerimde akıl almaz bir uyuşma söz konusu...
Bir şey de giymemişim gece vakti.
Üzerime bir seni bir de karamsarlığımı alıp çıkmışım.
Ruhum portmantoda asılı kalmış,
Anahtarlar da cebinde...
Dolunay binmiş tepeme,
Yüzünde bir nefret söz konusu...
Küfürler kusan aklıma gelmiyorsun.
Kendimi faldan başka bir işte kullanılmayan papatyalar gibi hissediyorum.
Ne dolunay biliyor ne sen biliyorsun.
Boğazıma yumruklar biniyor,
Göğsüme zebaniler çullanıyor,
Hani böyle çekip gidilesi bir durumdayım; ama gidemiyorum.
Yani aslında çelişkileri bana bağlı,
Yarım aklıma ziyan, tam donanımlı bir bela söz konusu...
Rüyamda rüya görüyorum,
Rüyamdaki rüyada sen varsın.
Dolunay öbür rüyadan bize bakıyor,
Benim ellerim yine titremeye başlıyor.
Ben saçmaladıkça sen gözümde küçülüyorsun,
Seni cebime koyup dolunaya doğru yola çıkıyorum.
İçimden sondajladığım birkaç ucuz fısıltıyı yanına atıyorum,
Dönüp bakmıyorsun bile...
Gözlerine bakamıyorum diye,
Gözlerime bakıp bakmadığını göremiyorum.
Yüzünü anlayamıyorum,
Sen kimsin, dolunay mı ruh mu?
Bilemiyorum.
Aslında bu rüyada bir yalnızlık söz konusu...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Denizde biri var!