Rüyalar...
Gece halüsinasyonları...
Sana patavatsız kaygı kaşıklarıyla ıslatılmamış, dipsiz uyku kavanozları gerek.
İçe yağan yağmurlar yakın,
Öfkeli bulutlar binecek gözkapaklarına,
Ağrılarını omuzlarında taşıyamayacaksın.
Bir daha ruhuna serin gece kabarcıkları akmayacak.
Sen gidemeyince sahipsiz kalan öksüz rüyaların,
Gidemeyip gelemeyince ucu kaçan mayhoş sabah kokuların,
Göremeyip de sevemeyince hatırası kalmayan platonik, rüya aşkların...
Soyulup gidecekler yarım yamalak, zeminsiz hayatından...
Kabuğu düşen yaralar gibi pembe bir iz bırakarak..
Gündüz sarhoşluğuna özenme bir daha.
Neyin ne olduğunu söyleyemediğin insanlar...
Onların sevdası ego mastürbasyonları.
Sen devam et karga denizinden sahipsiz evrenlere otostop çekmeye,
Seninkisi yersiz bir seyahat sevdası.
Bırak rüyalar kör bedenlerin amansız tavırsızlıklarında yansın.
Uykuyla rüya arasında yaya kaldığında şafak sayma.
Elbet en sonunda eyvallah etmemecesine kahır içinde uyuya kaldığında,
Şuh, yosma, yalandan bedbaht kadınların bahtsız çıkınca...
Alemleri zevküsefa içinde kaynıyor bulacaksın.
Öfkeler raks edecek, nefretler titreyecek.
Ama sen yine de uykuyu zehir ederek;
Mezarında sızlıyor olacaksın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Denizde biri var!